Sessizler (9.Bölüm)

Gençseniz ve ne yapmanız gerektiğine dair bir fikriniz yoksa kaybolmanız kolaydır. Alper tamamen kaybolmuştu. Neredeyse iki yıldır kadınlar, içki ve uyuşturucudan başka hiçbir şeyle ilgilenmemişti. Tabi arada bir Eren’le çıktığı soygunları saymazsak. Fakat orada da çok bir şey yaptığı söylenemezdi. Sadece Eren’le birlikte soygun yapılacak yere gidip dönüyordu. Nadiren; o da Eren eğlenmek istediğinde, gücünü kullanıyordu ama soygundan çok gelen polislerle oyun oynamak için yapıyorlardı. Zamanı durdurup polislerin yerlerini değiştiriyor ya da araçlarını bir yerlere götürüyordu. Ardından zamanı eski haline döndürüp olan bitene gülüyorlardı. Bir keresinde uzun uğraşların ardından polisleri bankanın içine, içeridekileri bankanın dışına taşıyıp zamanı eski haline döndürmüştü. Günler boyu Eren’le beraber buna gülmüşlerdi.

Artık ne Asalları ne de çaresiz insanları düşünüyordu. Rüzgarın önündeki yaprak gibiydi. İşin doğrusu bir şeyleri düşünecek kadar boş vakti de yoktu. Eğlence parkına düşmüş çocuk gibi her gün yeni şeyleri tecrübe ediyordu. Günler birbiri peşine akıp giderken her şey Feyza ile tanışması ardından değişti. Eve bir çok fahişe gelip gitmişti. Ancak Feyza’yı görür görmez aşık olmuştu Alper. Tuhaf bir duyguydu ama neredeyse yanındayken bile onu özlüyordu. Değişmesine yol açan şey ise aşkı değil Feyza’nın anlattıkları oldu. Eren’in sonu gelmeyen partilerinden biri yüzünden uykusuz geçen gecenin sabahında hava almak için bahçeye çıkmışlardı. Sessizce birbirlerine sarılmış yeni doğan güneşi izlerken Feyza hayatını anlatmaya başladı. Elbette ki daha önce birkaç sormuştu bunu. Fakat Feyza hiçbir şey anlatmamış, lafı dolandırıp başka şeylerden bahsetmişti.

Anne ve babasını hiç tanımamış, hayatı şiddet ve tacizle geçmiş birinin hikayesini birinci ağızdan dinlemek gerçekten kolay değildi. Üstüne üstlük bunları size anlatan kişi hayatınızın aşkı ise daha da zordu. Alper o sabahın ardından kendine gelemedi. Feyza’nın başından geçenlerin intikamını almak, diğer insanların aynı şeyleri yaşamaması için harekete geçmek ve bomboş bir hayat yaşamaktansa iyilik için savaşmak. Sürekli bunları düşünüp duruyordu. Bir ara Eren’le de konuşmayı düşündü ama hiçbir işe yaramayacağını bildiğinden vazgeçti. Eskisi gibi tek başına hareket edecek ve iyilik için, daha doğrusu Feyza için savaşacaktı. Ancak asıl yapması gereken Feyza’nın yaptığı gibi hayatını ve tabi ki yeteneğini ona anlatmaktı. Madem o sır saklamadan her şeyi apaçık anlatmıştı aynısını Alper de yapacaktı.

Size birisi zamanı durdurabildiğini söylese doğal olarak inanmazsınız. Feyza da haliyle inanmadı. Hatta bir ara Alper’in aklını kaybetmiş olabileceğini düşündü. Böyle saçma sapan bir şeyi kim söylerdi ki. Fakat Alper’in söylediği şeyin gerçek olduğunu fark etmesi uzun sürmedi.

Bütün hikaye bitince yerinden kalkıp elini Feyza’ya uzattı ve “Dışarıda senin için almamız gereken intikam ve düzeltmemiz gereken bir dünya var. Hadi gidelim, burada işimiz bitti” dedi

O gün Eren’in evine veda ettiler. Artık önlerinde yepyeni bir hayat vardı. Kendi başına verdiği en doğru karardı. Her şeyi berrak olarak görebiliyordu. Zaten Feyza yanındayken üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktu.

Önceki yazı

Sessizler (8.Bölüm)

Sonraki yazı

Sessizler (10.Bölüm)

Yorum yap

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir